Eh tabi aylar boyunca bloga dokunmayınca daha sonradan birçok şey geç hatırlanıyor. Bunların arasında mezunu olduğum ve çalışmaya devam ettiğim Çankaya Üniversitesi’nin 3 ayda bir yayınladığı Gündem dergisinin nisan sayısında yer alan röportajım da var. Dergiye erişmek için bu linkten, tüm arşive erişmek içinse bu linkten faydalanabilirsiniz.
Bundan yaklaşık 10 gün önce, beslediğimiz yavru kuşlardan (3-4 haftalık) birinin başına kötü birşey geldi: anası tarafından alt gagası tamamen parçalandı. Öncelikle şunu belirteyim, bu yavru şu an tamamen sağlıklı durumda ve gagasının düzelmesini bekliyoruz. Yazının geri kalan kısmında eğer benzer bir durumda kalacak olursanız yapmanızı tavsiye edeceğim şeyleri bulacaksınız. Devamını oku…
Yeni yılda her dileğimin gerçekleşmesini istememin yanı sıra, bu senekinden daha fazla blog yazısı hazırlayabilmek de istiyorum. Masaüstüme yerleştirdiğim KDE Microblogging plasmoid’i yüzünden buralara artık büyük yazı yazacak vakit ayıramıyorum pek görüldüğü gibi…
Bu yazıyı okuyan herkese de mutlu yıllar dilerim şimdiden, sizlerin de her türlü dileğiniz gerçek olsun :)
Hatırlıyorum da ben orta okula giderken internet yavaş yavaş evlere girmeye başlamıştı; ICQ vardı, IRC vardı arkadaşlarla internet üzerinde iletişim kurmak için, e-posta vardı. Sonra nolduysa oldu, insanlar birden eski alışkanlıklarını 2001 yılında son kullanıcıya sunulan Windows XP ile gelen Windows Messenger ile unuttu, bu teknolojileri kullanmaz oldu. Ben de bu kullanıcılardan birisiyim; ICQ listemdeki arkadaşlar gözükmez oluncaya kadar Windows Messenger ile birlikte ICQ kullanıyordum, pek tabii artık 2005-2006 yıllarına geldiğimizde ICQ’yu da terketmek zorunda kalmıştım. Devamını oku…
Kişisel blogumu takip eden kaç kişi vardır bilmiyorum ama sanırım geride bıraktığımız 2 ay boyunca süren hosting askıya alımı, hareketsizlik filan bu sayıyı daha da düşürdü. Takip edenlere şunu söylemek istiyorum: hayır henüz ölmedim ve blogda paylaşabileceğim sürüyle şey var fakat vakit yok :)
=-=-=-=-=
Powered by Blogilo
Bugüne kadar ülkemizdeki bilgisayar satan mağazalarda hepimizin karşılaştığı bir durumdur bu. Yeni bir dizüstü bilgisayar satın almak isteyen müşteri, genellikle donanımı sabit parçalardan oluşan dizüstü bilgisayarlar arasında bir tercih yapmak zorundadır; yani “Ben X marka, Y model bir dizüstü bilgisayar almak istiyorum fakat işlemcisi Z olsun” deme fırsatına sahip değildir. Müşterinin alacağı donanım ne kadar değiştirilemezse, ödeyeceği miktar da aynen o kadar sabittir.
Fakat ne yazık ki durum pek de öyle değil. Devamını oku…
Evet biliyorum başlık çok klişe oldu, ama bazen bir insanın içinde bulunduğu durumu daha iyi açıklayabilmesinin yolu olmayabiliyor.
Bu akşam beni dumur etmiş olmayı başaran Metin arkadaşıma teşekkürlerimi borç biliyorum. Niye mi? Arada sırada gezindiğim web siteleri arasında kendi web sitesi de yer alıyor. En son girdiğimden bu yana çok şeyler değiştirmiş, mesela eski içeriğini tamamen kaldırmış ve kendi blogumda yer alan 1-2 şeyi az biraz değiştirilmiş şekilde aynen Metin’in web sayfasında gezinirken gördüm.
Kendisine kızgın veya kırgın sayılmam pek, ancak şaşkınlık içersindeyim. Hadi tamam Metin, bir yazı yayınlarken o yazının esas kaynağını göstermek cömertliğinden haberin yok anladım. Yahu bari kendinden bahsederken iki cümle kendin birşeyler dizebilseydin de benim formatın dışına çıkabilseydin ya? :)
Sanırım biraz tembel bir blog yazarıyım, bu sıralar hayatımda birçok önemli değişiklik oluyor fakat bunların hiçbirisine blogda yer vermemişim. Devamını oku…
Eski blogumda geçen yıl bu günlerde yazdığım yazıda, okul öğrencilerinin kullanımına açık olan bilgisayar laboratuvarındaki bilgisayarları Kubuntu 8.04 ve Windows XP dual boot olacak şekilde elden geçirmiş olduğumdan bahsetmiştim.
Bugün aynı laboratuvar bilgisayarlarının tertemiz bir güncelleme süreci bitti. Her iki işletim sistemi de (ne de olsa öğrencilerin büyük çoğunluğu hala ötekisini tanıyor, kullanmak istiyor) sıfırdan kuruldu, gerekli programlar yüklendi ve ince ayarlar verildi. Devamını oku…
Evin yeni ufak üyesi, hoş geldin. İlk gün çekingenliği ve korkuna rağmen resim için poz da verirmişsin :)
